Ana Sayfa  |  Biz kimiz  |  Haberler  |  Mesajlar
               

UZMAN GÖRÜŞLERİ

 

Mesaj Defteri, Düşünce-Yorum-Mesaj
BİZ KİMİZ?

Dislektik Çocuklara Yaklaşımda Ailelere Tavsiyeler

Disleksi sorunu yaşayan çocuğunuz varsa dikkat etmeniz, yapmanız veya yapmamanız gereken bazı davranış ve tutumları bilmek hem sizi hem de çocuğunuzu rahatlatacak ve hepinizin hayatını kolaylaştıracaktır.  Bu davranış ve tutumları şu şekilde sıralayabiliriz;

1- Öncelikle empatik düşünmeniz çok önemli. Bu çocukların yaşadığı zorlukları anlamak için, zorlandığınız şeyleri düşünün ve bunları yapamadığınızda karşı taraftan beklediğiniz tepkileri ve karşılaştığınız tepkileri mukayese edin. Anlayış ve sabır, beklediğiniz tepkiyken, eleştirilmek ve olumsuz şekilde yargılanmak karşılaştığınız tepkiyse bunun siz de yarattığı duygu durumunu düşünün.

2- Çocuğunuzun hayatını kolaylaştırmak için ona sakin, sabırlı ve anlayışlı yaklaşmanız gerekmektedir. Ödev yaparken, ders çalışırken sakinliğinizi koruyamadığınız takdirde çocuğunuz umutsuzlaşacak ve pes edecektir.

3- Onun işini kolaylaştırmak için anlayacağı şekilde basit ve kısa ifadeler kullanmalı ve zorlandığını hissettiğiniz anda molalar vermelisiniz.

4- Ödev yapmayı, ders çalışmayı bir kaos ve savaş haline dönüştürmek yerine, sistematik davranmak ve çocuğunuzla karşılıklı çalışma yöntemleri belirlemek size ve çocuğunuza hem zaman kazandıracak hem de aranızdaki iletişimi daha sağlıklı kılacaktır. Örneğin, ders çalışırken mutlaka çocuğunuzun da kavrayabileceği bir zaman tutma yöntemi kullanabilirsiniz. Yarım saat çalışma on dakika mola şeklinde anlaşma yapıp bu anlaşmaya uyduğu veya uymadığı takdirde ödül veya pekiştireç kullanmak çok işleyen bir yöntemdir. Pekiştireçler veya ödüller çocuğun motivasyonunu sağlayacak ve canlı tutacak şekilde belirlenmelidir. Çocuğun yaşına veya durumuna göre topladığı bir haftalık puanların birikiminde haftasonu beraber yapılacak bir etkinlik, istediği veya sevdiği bir çizgi filmi izlemek, sevdiği bir yiyeceği yapmak gibi ödüller belirlenebilir.

5- Çocuğunuza karşı kullanmamanız gereken tek cümle ‘ DİKKAT ET’ olmalıdır. Çünkü bu çocuklar hepimizden daha çok dikkat etmeye çalışıyor, daha çok zihinlerini yoruyorlar. Bu mücadele sırasında, yapılan bir hatanın arkasından gelen ‘Dikkat Et’ emri, çocuk için bir hüsrandır ve kimsenin onu anlamadığını düşündürerek depresif etkilere neden olabilir. Çocuğunuzla aranızdaki ilişkiyi sağlıklı kılmak istiyorsanız ‘Dikkat et’ , ‘Niye dikkat etmiyorsun?’ gibi cümleleri onunla geçirdiğiniz vakitlerde hayatınızdan çıkarın.

6- Öğretmeniyle mutlaka iletişim halinde olun. Öğretmenin yanlışsız, eksiksiz mükemmel projeler, ödevler, sınavlar yapmasını beklememesini sağlayın. Bütün çabalarının karşılığını sözel ve sosyal pekiştireçlerle verin. ‘ Harikasın’, ‘Süpersin’, ‘Çok iyi gidiyorsun, daha da iyi olacaksın’ şeklinde sosyal pekiştireç çocuğun motivasyonunu ve özgüvenini geliştirir.

7- Yaptığı ödevlerin, çizdiği resimlerin eleştirisini gerçekçi şekilde ve onun durumunu göz ardı etmeden, yapıcı bir şekilde yapın. Ondan müthiş işler çıkarmasını beklemeyin. Sizin için ve onun için en önemli şey çabalaması ve yapmaya çalışması olsun.

8- Çocuğunuzun yerine hiç bir şey yapmayın. Onun eksiklerini tamamlamak, bir çok şeyi onun yerine yapmak çocuğun hem bir birey olmasını engeller hem de özgüvenini zedeler. Sizin desteğinizi hissetsin, her zaman yanında olduğunuzu bilsin ama bağımsız hareket edebilsin.

9- Topluluk içinde çocuğunuza bir soru sorulduğunda onun yerine cevap vermeyin, cevap vermesini beklerken ‘Hadi, cevap versene, neden cevap vermiyorsun?’ şeklindeki tepkilerinizi kontrol altına alın. Bu müdahalenin ona olumlu hiç bir etkisi olmaz aksine çocuğunuzun daha çok içine kapanmasına neden olur.

10- Çocuğunuzun sosyal bir ortamda olmasını destekleyin. Sevdiği bir etkinliği ( spor, folklor, müzik, drama gibi ) bir grupla gerçekleştirmesini sağlamak her çocuğun sosyal ve psikolojik gelişimi için çok önemli bir fırsattır.

11- Her çocuk özeldir. Onu sevdiğinizi sık sık dile getirin ve mücadelesini olabildiğince çok tebrik edin. Hata yaptığında onu yargılamak, ona sinirlenmek yerine onun küçücük bedenini ve yüreğini okşayarak bir kez daha deneyin, bir kez daha ve belki bir kez daha.

12- Çocuğunuza gülümsemeyi ihmal etmeyin. Siz gülümsedikçe, o da hayata gülümseyecektir.

Disleksi sorunu yaşayan çocuğunuz varsa dikkat etmeniz, yapmanız veya yapmamanız gereken bazı davranış ve tutumları bilmek hem sizi hem de çocuğunuzu rahatlatacak ve hepinizin hayatını kolaylaştıracaktır.  Bu davranış ve tutumları şu şekilde sıralayabiliriz;

1- Öncelikle empatik düşünmeniz çok önemli. Bu çocukların yaşadığı zorlukları anlamak için, zorlandığınız şeyleri düşünün ve bunları yapamadığınızda karşı taraftan beklediğiniz tepkileri ve karşılaştığınız tepkileri mukayese edin. Anlayış ve sabır, beklediğiniz tepkiyken, eleştirilmek ve olumsuz şekilde yargılanmak karşılaştığınız tepkiyse bunun siz de yarattığı duygu durumunu düşünün.

2- Çocuğunuzun hayatını kolaylaştırmak için ona sakin, sabırlı ve anlayışlı yaklaşmanız gerekmektedir. Ödev yaparken, ders çalışırken sakinliğinizi koruyamadığınız takdirde çocuğunuz umutsuzlaşacak ve pes edecektir.

3- Onun işini kolaylaştırmak için anlayacağı şekilde basit ve kısa ifadeler kullanmalı ve zorlandığını hissettiğiniz anda molalar vermelisiniz.

4- Ödev yapmayı, ders çalışmayı bir kaos ve savaş haline dönüştürmek yerine, sistematik davranmak ve çocuğunuzla karşılıklı çalışma yöntemleri belirlemek size ve çocuğunuza hem zaman kazandıracak hem de aranızdaki iletişimi daha sağlıklı kılacaktır. Örneğin, ders çalışırken mutlaka çocuğunuzun da kavrayabileceği bir zaman tutma yöntemi kullanabilirsiniz. Yarım saat çalışma on dakika mola şeklinde anlaşma yapıp bu anlaşmaya uyduğu veya uymadığı takdirde ödül veya pekiştireç kullanmak çok işleyen bir yöntemdir. Pekiştireçler veya ödüller çocuğun motivasyonunu sağlayacak ve canlı tutacak şekilde belirlenmelidir. Çocuğun yaşına veya durumuna göre topladığı bir haftalık puanların birikiminde haftasonu beraber yapılacak bir etkinlik, istediği veya sevdiği bir çizgi filmi izlemek, sevdiği bir yiyeceği yapmak gibi ödüller belirlenebilir.

5- Çocuğunuza karşı kullanmamanız gereken tek cümle ‘ DİKKAT ET’ olmalıdır. Çünkü bu çocuklar hepimizden daha çok dikkat etmeye çalışıyor, daha çok zihinlerini yoruyorlar. Bu mücadele sırasında, yapılan bir hatanın arkasından gelen ‘Dikkat Et’ emri, çocuk için bir hüsrandır ve kimsenin onu anlamadığını düşündürerek depresif etkilere neden olabilir. Çocuğunuzla aranızdaki ilişkiyi sağlıklı kılmak istiyorsanız ‘Dikkat et’ , ‘Niye dikkat etmiyorsun?’ gibi cümleleri onunla geçirdiğiniz vakitlerde hayatınızdan çıkarın.

6- Öğretmeniyle mutlaka iletişim halinde olun. Öğretmenin yanlışsız, eksiksiz mükemmel projeler, ödevler, sınavlar yapmasını beklememesini sağlayın. Bütün çabalarının karşılığını sözel ve sosyal pekiştireçlerle verin. ‘ Harikasın’, ‘Süpersin’, ‘Çok iyi gidiyorsun, daha da iyi olacaksın’ şeklinde sosyal pekiştireç çocuğun motivasyonunu ve özgüvenini geliştirir.

7- Yaptığı ödevlerin, çizdiği resimlerin eleştirisini gerçekçi şekilde ve onun durumunu göz ardı etmeden, yapıcı bir şekilde yapın. Ondan müthiş işler çıkarmasını beklemeyin. Sizin için ve onun için en önemli şey çabalaması ve yapmaya çalışması olsun.

8- Çocuğunuzun yerine hiç bir şey yapmayın. Onun eksiklerini tamamlamak, bir çok şeyi onun yerine yapmak çocuğun hem bir birey olmasını engeller hem de özgüvenini zedeler. Sizin desteğinizi hissetsin, her zaman yanında olduğunuzu bilsin ama bağımsız hareket edebilsin.

9- Topluluk içinde çocuğunuza bir soru sorulduğunda onun yerine cevap vermeyin, cevap vermesini beklerken ‘Hadi, cevap versene, neden cevap vermiyorsun?’ şeklindeki tepkilerinizi kontrol altına alın. Bu müdahalenin ona olumlu hiç bir etkisi olmaz aksine çocuğunuzun daha çok içine kapanmasına neden olur.

10- Çocuğunuzun sosyal bir ortamda olmasını destekleyin. Sevdiği bir etkinliği ( spor, folklor, müzik, drama gibi ) bir grupla gerçekleştirmesini sağlamak her çocuğun sosyal ve psikolojik gelişimi için çok önemli bir fırsattır.

11- Her çocuk özeldir. Onu sevdiğinizi sık sık dile getirin ve mücadelesini olabildiğince çok tebrik edin. Hata yaptığında onu yargılamak, ona sinirlenmek yerine onun küçücük bedenini ve yüreğini okşayarak bir kez daha deneyin, bir kez daha ve belki bir kez daha.

12- Çocuğunuza gülümsemeyi ihmal etmeyin. Siz gülümsedikçe, o da hayata gülümseyecektir.

Zuhuratbaba Mah. Yüce Tarla Cd. Sutünlü Konak 41/5     Bakırköy / İstanbul     Tel: 0212 216 32 30