Ana Sayfa  |  Biz kimiz  |  Haberler  |  Mesajlar
               

UZMAN GÖRÜŞLERİ

 

Mesaj Defteri, Düşünce-Yorum-Mesaj
BİZ KİMİZ?

Ritim Koordinasyon ve Eğitsel Oyunlar

Sportif antrenmanların amaçlarından biri de her türlü teknik hareketin basit, kolay, rahat ve amaca uygun bir şekilde yapılmasına yardım etmektir. Bu özelliklerin gerçekleşebilmesi için amaca yönelik bir harekette iskelet kasları ile merkezi sinir sisteminin uyum içinde çalışması beklenir. Amaçlı hareketler için merkezi sinir sistemi ile iskelet kaslarının hedeflenmiş bir aksiyona dönük ortak çalışması ve hareket akışının yönlendirilmesi ancak öğrenilmiş bir hareket ardışıklığı ile ortaya çıkabilmektedir. Bu manada, konu ile ilgili kaynaklara bakıldığında becerinin bir tek tanımı olmadığını fakat tanımlarının ortak noktalarının olduğunu görmekteyiz.

Dolayısı ile beceri tanımındaki genel kabul gören unsurlar sırası ile bir hareket becerinin,

Beceri kazanımı öğrenmeyi ima eder ve en basit hali ile 'performanstaki değişiklik ile gözlemlenen davranış değişikliğidir' (Davis, Kimmet, ve Auty, 1986). Bu nedenle öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamanın tek yolu ise süreç içerisinde davranıştaki değişimi ölçmek veya gözlemlemektir. Burada sorulması gereken ise, değişimin kalıcı olup olmadığı ve alıştırma veya geçmiş deneyimlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığıdır. Çünkü kalıcı olmayan değişime öğrenme denilmesi mümkün olmadığı gibi, sadece fiziksel olarak büyümeden kaynaklanan performanstaki artışa da öğrenme dememekteyiz.

HAHN’a göre koordinasyon; merkezi sinir sistemi ile iskelet kaslarının amaçlı bir hareket için ortak olarak çalışması ve hareket akışının yönlendirilme organizasyonu olarak tanımlamıştır. HOLLMAN ve HETTINGER’e göre koordinasyon; amaçlanan hareket için merkezi sinir sistemi ile iskelet-kas sisteminin karşılıklı uyum içinde etkileşimi olarak tanımlandırılmıştır. GALLAHUE, organizmanın etkili hareket dizileri oluşturmakla farklı motor sistemler ile değişken duyumları uyumlu bir şekilde birleştirme becerisi olarak belirtmiştir. MEINEL ise koordinasyonu; bütün vücudun, her tür hareketinin koordinasyonudur şeklinde tanımlamaktadır. Genel olarak koordinasyonu; kısa bir zaman içerisinde zor hareketlerin öğrenilmesi ve değişik durumlarda çabuk ve amaca uygun bir şekilde tepki gösterilmesi ve her hareketin birbirini doğru olarak izleyerek istenilen kuvvette meydana gelmesi olarak tanımlayabiliriz. Spor pedagojisinde koordinasyon kavramı için sık sık “beceri’’ ve bazen de “çeviklik’’ terimleri de kullanılmaktadır. Beceri; hareket aygıtı bölümlerinin hassas motor davranışlarındaki koordinasyon kalitesini ifade ederken, çeviklik ise bütün motorik davranışların kondisyonel ve koordinatif kalitesi ifade etmektedir.

Modern spor bilimlerinde koordinasyon kavramı, her türlü beceri, çeviklik gibi özelliği içerisinde bulunduran bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır ve tekniği belirleyen en önemli faktör olmaktadır. Tüm spor becerilerin öğrenilmesi, geliştirilmesi ve belirli bir verim düzeyine ulaşabilmesi, ilgili tekniğin ince bir formda amaca uygun bir şekilde akılcı, güvenli, çabuk ve hoşa gidecek tarzda yapılması koordinasyon kavramı ile belirginlik kazanır. Bu nedenle çok zor bir hareketin kolaylıkla yapılabilmesi becerinin olumlu özelliğidir. Koordinasyonun mükemmelliğini sağlayan faktör, bu hareketin akışı ile ilgili fiziki yasalar, hareketi gerçekleştiren agonist ve antogonist kasların antrenmanlık derecesi ve kulakta bulunan denge oranının uyum düzeyidir.

Koordinasyon kalitesi ne kadar iyi ise hareket amacına o kadar zorlanmadan, isabetli ve kısa yoldan erişilmektedir. Aynı zamanda o kadar az oksijen tüketilmekte ve dolayısıyla o kadar az enerji harcanmaktadır. Spordaki birçok hareket arka arkaya ve birbiri ile uyumlu birçok küçük parçanın bir araya getirilmesi ile ortaya çıkmaktadır. Koşma, atlama ve atma gibi davranışlar daima tüm ekstremitelerin birbirleri ile uyumlu bir şekilde çalışması ile meydana gelmektedir. Bir spor oyunu esnasında önce bir pozisyonda durulurken birden topa doğru koşma, topu kontrol etme ve ardından takım arkadaşına isabetli bir pas verme, ardından da açığa kaçma gibi davranışlar sıklıkla görülür. Bu tür davranışların başarılı bir şekilde yapılabilmesi sporcuların koordinatif özellikleri ile doğrudan ilgilidir.

Koordinatif yetiler, sporcuların karşılaştıkları durumlara hızlı ve amaca uygun uyum sağlamasına olanak vermektedir. Koordinatif yeteneklerin geliştirilmesini yalnız tekniklerin öğretim sürecinde düşünmemek gerekmektedir. Bu özelliklerin kazanılmasında kalıtımsal özelliklerin oluşturduğu bir temelden yararlanılmasına rağmen, Koordinatif yetenekler doğuştan kazanılan yetenekler değildir ve önceden yapılmış antrenmanlar yoluyla kazanılmaktadır. Ancak bunların doğru ve kaliteli bir şekilde yapılabilmesi için farklı faktörlerin rol oynadığını unutmamak gerekir. Koordinatif yeteneklerin gelişmişliği ve niteliği, hareket becerilerine ve sportif tekniklere ait öğrenme süreçlerinin hızını ve niteliğini etkilemektedir. Bu yetenekler değişmekte olan durumlara uyum sağlamanın hız düzeyini belirlemektedir. Bu yetenekler hemen hemen bütün spor branşlarının koşulları olup sporcuların; tekniklerin çabuk öğrenilmesi ve düzeltilmesi, komplike hareket koordinasyonlarının başarılması, amaca uygun ve ekonomik kuvvet kullanımı ve özel durumlara uyma ve pozisyon değiştirme kolaylığı sağlamaktadır.

Koordinasyonu belirleyen çeşitli yeti ve özelliklerin öğrenilmesi ve alışkanlık haline gelebilmesi belli yaş dönemleri içerisinde olmaktadır. Reaksiyon özelliği 7. ve 8. yaşlardan itibaren gelişir ve bu süre 10-15 yaşa kadar devam eder. Oryantasyon özelliği için bazı kaynaklar 12-15 yaşlar arasını vermekle beraber 6. yaştan itibaren bu özelliğin şekillenmeye başladığı bilinmektedir. Ritim beceri 6. yaşta başlar ve 9 yaşlarında iyileşir ve 11-15 yaşları arasında en üst düzey gelişimini tamamlar. Denge çok küçük yaşlardan itibaren gelişmeye başlamakla birlikte sportif çalışmalara katılan çocuklarda 3 yaşlarda en aktif durumdadır. Genel gelişim dönemi olarak 9-12 yaşları verilmektedir.

KOORDİNATİF YETENEKLERİN BİLEŞENLERİ

Çeşitli yazarlar koordinatif yetenekleri kurumsal olarak ve model şemaları içinde sınıflandırmaya ve daha net bir biçimde belirlemeye başlamışlardır.

Durum Değiştirme Yetisi: Birdenbire ortaya çıkan durumlara karşı amaca uygun uyum sağlama becerisidir. Bu yetenek sayesinde hareketlerdeki hassas farklılaşmalar ve derecelendirmeler ortaya konulabilmektedir. Farklılaşma yeteneği olarak da kullanılmaktadır. Örnek olarak, basketbolda oyuncunun hücum anında önünde savunma yapan oyuncuyla karşılaştığında rivörs yaparak yön değiştirmesi veya futbolda topa sahip olan oyuncunun top sürmesi esnasında kendisine doğru gelen savunma oyuncusuna karşı aldatma yaparak (çalım) geçmesi gösterilebilir.

Oryantasyon Yetisi: Vücudun tümünün veya bir bölümünün kendini çevreleyen dış dünyaya karşı pozisyon değiştirmesidir. Örnek olarak, bir basketbol oyuncusunun topla birlikte öne doğru hareketinde rakibin müdahalesinde topu saklayabilecek davranışı gerçekleştirmesidir.

Denge Yeteneği: Hareket eden vücudun değişen durum ve koşullar karşısında dengesini sağlayabilmesidir. Bu yetenek özellikle vücudun ağırlık merkezinin değişmesi nedeniyle dengenin bozulması gibi dar dayanma alanlarının olduğu ve dengenin kolaylıkla bozulabileceği koşullarda ortaya çıkan motorik sorunları çözmeye yaramaktadır.

Statik Denge: İnsan vücudunun dengesini belli bir yerde ya da pozisyonda sağlama yeteneğidir.

Dinamik Denge: Hareket ederken dengeyi sağlama yeteneğidir.

Objeyle Dengeleme: Bir araçla hareket yaparken ya da ek bir araç kullanırken dengeyi sağlama yeteneğidir.

Tepki (Reaksiyon) Yetisi: Bir veya birden fazla uyaranlara karşı en kısa zamanda hareket etme özelliğidir. Başka bir ifade ile amaca uygun hareketi gerçekleştirmek için var olan ya da gelen uyaranları algılayabilme ve gerekli hareketi yapabilmedir. Bu yetenekte söz konusu olan en önemli nokta, uyarının yapılması ile motorik tepkinin gösterilmesi arasında geçen sürenin olabildiğince kısa olmasıdır. Örnek olarak vermek gerekirse, atletizm ve yüzme gibi sporlarda start anında verilen uyarana karşı yapılan harekettir.

Ritim Yetisi: Hareketin zaman ve mekan boyutu içerisinde akıcı ve dinamik bir şekilde metrik olmayan bölünmesidir. Hareketin akışı esnasında harekete uygun ritmi geliştirme yeteneğidir. Burada asıl olan, dışardan verilen bir ritim ile hareketi görsel algılamaya uygun olarak doğru yapabilme yeteneğidir.

Hareketi Bağlama Yetisi: Parça parça hareketin ya da hareketlerin jimnastikte seri oluşturulması gibi birbirine bağlanabilmesi yeteneğidir.

Hareketin Pozisyon Yetisi: Bir hareketin tam anlamıyla ve ekonomik ifadesidir.

Hareketin İletimi Yetisi: Hareketin başlama ve bitirme süresi içinde organ ve ekstremitelerin yer değiştirmesi özelliğidir.

Hareketin Elastizite Yetisi: Hareketin amaca uygun şekilde kassal gerilim ve frenlemesindeki dengeleme, hareketin başlangıcındaki ve bitirilişindeki elastikiyettir.

Yukarıda açıkladığımız fonksiyonların gerçekleşmesinde değişik analizatörler görev almaktadır. Bu analizatörler sensorik öğrenmenin temel taşlarını oluşturur. Analizatör terimi; sinyallerin bir enformasyon olarak algılanması, kodlanması, taşınması ve sentezlenerek işlem kararı haline gelmesinde görev alan algılayıcılardan (reseptörler) oluşan yapı anlamında kullanılmıştır.

Kinestetik Ayıraçlar (Analizatörler): Reseptörleri kas kirişlerinde ve eklemlerde bulunurlar. Bunlar ekstremitelerin konumu ve etki eden kuvvetler hakkında bilgi vermektedir.

Taktil Ayıraçlar: Algılayıcıları deriye yerleşmiştir ve bunlar o anki şekil ve yüzey hakkında bilgi vermektedir.

 

Statiko Dinamik Ayıraçlar: Algılayıcıları iç kulaktaki vestibüler bölüme yerleşmiştir. Başın hızlanması ve yönü hakkında bilgiler vermektedir.

Optik (Görsel) Ayıraçlar: Mesafeyi algılayan telereseptörler olarak tanımlanırlar ve bunlar özel, farklı ve yabancı hareketleri ve cisimleri haber verirler.

Akustik (İşitsel) Ayıraçlar: Genelde koordinasyon için dolaylı bir rol oynarlar.

KONDİSYONU OLUŞTURAN FAKTÖRLER

Yapılan araştırmalarda beceriyi oluşturan faktörlerin yapısı, sayısı ve birbirine bağlılığı hakkında kesin bulgular henüz yoktur. Beceriyi oluşturan faktörler aşağıda belirtilmiştir.

KOORDİNASYONUN SINIFLANDIRILMASI

Koordinasyon kavramının değişik yaklaşımlarla yapılmış sınıflamaları bulunmaktadır. Bu sınıflamaların bazıları aşağıda verilmiştir.

1.Sınıflama: Bu sınıflamaya göre genel ve özel koordinasyon olmak üzere koordinasyon ikiye ayrılmıştır.

Genel Koordinasyon: Bir kişinin özel spor dalını göz önüne almadan motor becerileri mantıklı ve uygun bir biçimde sergileme niteliğini kapsamaktadır. Bazı durumlarda genel koordinasyon, özel koordinasyonun temelini oluşturur. Genel koordinasyonun geliştirilmesinde mümkün olduğunca erken yaşlarda başlanılmalıdır.

Özel Koordinasyon: Yapılan spor dalına yönelik, o spor dalının özelliklerini içeren teknik-taktik ve benzeri hareketlerin hızlı, akıcı ve uyumlu şekilde yapılmasıdır. Özel koordinasyon çalışmaları yapılan spor türünün hazırlığı niteliğindedir ve teknik çalışmaların ana öğesini oluşturmaktadır. Sürat, kuvvet ve dayanıklılığın kullanımında özel koordinasyon önemli bir etkendir. Bu nedenle bu kondisyonel özelliklerdeki düşüş de özel koordinasyonun bozulmasına sebep olmaktadır.

2. Sınıflama: Bu sınıflamaya göre kapalı beceri koordinasyonu ve açık beceri koordinasyonu olmak üzere iki ayrılmaktadır.

Kapalı Beceri Koordinasyonu: Sabit bir motor programa dayalı teknik karakterli becerilerdir. Örneğin futbolda penaltı atışı. Çoğu kez sporcu konsantre olunca harekete başlamakta, hatta kendi kendine bazı talimatlar vermektedir. Ayrıca sporcu zihninde olayı tekrar etmektedir. Sporda daha çok teknik karakterde davranışlar olarak bilinmektedir. Bu tür bir beceriyi geliştirmek için sporcu tüm konsantrasyonu ile hareketi sabitlemeye çalışır. Örneğin futbolda firikik atışında 915cm uzaklıktaki barajın üstünden kalecinin uzanamayacağı noktaya topu atmak için binlerce tekrar yapar.

Açık Becerilerin Koordinasyonu: Uyum gerektiren motor programa dayalı becerilerdir. Örneğin futbolda çalım atmak, dripling yapmak. Bu beceri türünde hareket yapılışına yönelik belirlenmiş ip uçları yoktur. Rakibin hareketine göre birçok programdan biri seçilir. Rakip hareketine başlayınca, hatta bazı becerilerde hareketin bitiminden sonra (teniste olduğu gibi) oyuncu yapacağı harekete karar vermekte ve uygun program seçmektedir. Bu tür bir beceriyi geliştirmek için sporcu tüm konsantrasyonu ile hareketi çeşitlendirme üzerine (yani daha farklı ortamlarda kolaydan zora doğru yaparak hareketi geliştirmeye) çalışır.   Sporda daha çok taktik karakterde davranışlarda etkilidir.

3. Sınıflama: Bu sınıflamaya göre koordinasyon, kaba ve ince koordinasyon olarak ikiye ayrılmaktadır.

Kaba Koordinasyon: Motor davranışların büyük kas gruplarınca gerçekleştirilmesi halinde ortaya çıkan koordinasyon türü olarak açıklanmaktadır. Örneğin, su birikintisinden atlama.

Açık Koordinasyon: Daha küçük kasların çalışmasıyla ortaya çıkan koordinasyona denmektedir. Örneğin piano çalma.

KONDİSYONU ETKİLEYEN FAKTÖRLER

KONDİSYON ÇALIŞMALARINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

OKUL EĞİTİMİNDEKİ ETKİLERİ

• Bir görevden diğerine hızlı değişim sağlayabilme
• Problemlere daha kolay çözüm bulma
• Sınavlarda soruları daha hızlı okuma, kolay anlama ve çözme
• Öğrenme yeteneğinde gelişim
• Okuma ve yazma yeteneğinde artış
• Farklı bilgileri bir arada algılama ve uyarlamada artış
• Konsantrasyon gelişimi
• Depo bilgiye daha hızlı ulaşabilme

SPORDAKİ ETKİLERİ
• Daha az enerji ve eforla daha yüksek performans
• Denge gelişimi
• Mekânsal farkındalık ve uyumda artış
• Becerileri daha az düzeltme ihtiyacı
• Kesintisiz, uyumlu hareket koordinasyonu
• El-beceri ve ayak-beceri koordinasyonunda artış
• Hareket ve performansta hızlanma
• Hata yapma oranında gözle görülür azalma

Zuhuratbaba Mah. Yüce Tarla Cd. Sutünlü Konak 41/5     Bakırköy / İstanbul     Tel: 0212 216 32 30