Ana Sayfa  |  Biz kimiz  |  Haberler  |  Mesajlar
               

UZMAN GÖRÜŞLERİ

 

Mesaj Defteri, Düşünce-Yorum-Mesaj
BİZ KİMİZ?

OKUL FOBİSİ

Genel olarak çocukların okulla ilgili olarak yaşadıkları yoğun sıkıntı, huzursuzluk ve endişe hissi nedeniyle okula gitmede yoğun bir direnç ve isteksizlik gösterdikleri durum çocuğun okul fobisine sahip olduğunun işareti olabilir. Her isteksizliğin bir fobi boyutunda değerlendirilmemesi gerektiği gibi bu durum "çocuktur geçer" anlayışı ile de geçiştirilmemelidir. Özellikle okulun ilk günleri her çocuk için bir yandan haz verici bir yandan da kaygılı bir süreçtir. Çocuğun okulda kendini ne kadar güvende hissettiği bu kaygı ile baş etme biçimini etkileyecek güce sahiptir. 

Normal yaşam dinamiğinden farklı olarak okula giderken çocuğun isteksiz olması, baş ağrısı, karın ağrısı ya da bulantı hissi, iştahsızlık, keyifsizlik, uyku düzeninde bozulmalar, sorumlulukları yok sayma, sık sık ağlama, alıngan ve sinirli olma gibi eğilimler göstermesi okul fobisine işaret etmektedir. Bu durum iyi yönetilmediği takdirde ailenin tüm yaşam kalitesini etkileyecek bir sürece dönüşebilmektedir. 

Okul fobisi yaşayan çocukların kişilik özellikleri incelendiğinde genellikle performans kaygısı yaşayan, beklentileri yüksek olan, uslu ve uyumlu olmaya çalışan, onay bekleyen, yetersizlik hissi yaşayan çocuklarda bu eğilimin daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu tip kişilik özelliklerine sahip olan çocuklar özellikle sorun durumları karşısında yüksek düzeyde örselenerek sorun durumlarını bir kriz gibi yaşamaktadır. Bu da baş etme gücünü etkilediğinden fobi boyutuna kadar uzanan bir soruna dönüşebilir.

Okul fobisinin sebepleri kişiden kişiye farklılık göstereceği gibi, genellikle anneden veya birincil bakım veren kişiden ayrılma endişesi en temel sebep olarak karşımıza çıkmaktadır. Genellikle birbirlerine karşı bağımlı ve kaygı düzeyi yüksek olan ebeveynlik tutumları çocuğun bu hissini pekiştirmektedir. Bu hisle birlikte evdeki çatışmalı ortam, varsa küçük kardeşin anne ile daha fazla yakınlaşabileceği ihtimali, okulda ihtiyaçlarının karşılanmama ve yalnız kalma endişesi, çocuğun evde kalma isteğini çoğaltarak okula gitmede isteksizliğe yol açmaktadır. Dolayısıyla okul korkusunun en temelinde güvenli anne-bebek bağlanma ilişkisine kadar dayanan bir dinamik yatmaktadır. Bebeklik ve erken çocukluk döneminde yeni bir durumla karşı karşıya kalındığı zaman, çocuğun göstereceği tepki, annenin tepkisiyle doğru orantılıdır. Anne ne kadar koruyucu tutumuyla özgürlükçü yaklaşımı arasında dengeli olursa çocuk o kadar dış dünya ile güvenli bir ilişki geliştirebilir. Eğer anne bu dönemde çocuğun kendinden ayrılmasını istemez, başkasınn kucağına emanet etmede zorlanır, kısa süreli ayrılıklarda bile aklı kalır veya anaokulu başlangıcını kaygıyla yaşar ve bunları ince iletilerle çocuğuna aktarırsa çocuğun ayrılma endişesi artar. 

Kardeş doğumu, ev değişimi, aile içinde herhangi bir kayıp, anne baba arasındaki geçimsizlikler, okulla ilgili tehditlere maruz kalma okul korkusunu tetikleyen çeşitli yaşam olaylarıdır. Çocuk okula başlarken hayatında başka bir önemli değişikliğin olmaması ya da varsa iyi yönetilmesi çocuğun okula uyum sürecini kolaylaştıracaktır.

Çocuğunuzun okul fobisi yaşamaması için alınacak önlemler:

* Güvenli anne bebek ilişkisi kurarak kaygılarınızın çocuğun dış dünyayla ilişki kurmasına engel olmamasını sağlayın.

* İlkokul öncesinde anaokuluna giden çocukların gitmeyenlere göre daha az okul fobisi yaşadığı bilinmektedir. Çocuğun okul öncesi dönem eğitimini önemseyin ve istikrarlı bir devamlılık göstermesi konusunda kararlı olun.

* Kendi okul deneyimlerinizden olumlu şekilde bahsedin, keyifli anılarınızı paylaşıp fotoğraflarınızı gösterebilirsiniz.

* Okula başlama sürecini abartılı bir gündem haline getirmeyin.

* Onunla ilgili kaygılarınızı ona hissettirmeden sakin ve coşkulu bir şekilde okul gündemi yaratın.

* Okul yaşamı öncesinde çocukların kuralları olan çeşitli kurs programlarına katılması ( spor, drama, sanat etkinlikler vb. ) sosyal deneyimleri arttıracağı için faydalı olacaktır.

Okul fobisi yaşayan çocuklar için öneriler:

* Çocuğun okula gitmesi konusunda tüm ebeveynlerin tutarlı ve kararlı olması çocuğa bu duyguyla baş etme gücü vereceğinden önemlidir.

* Sakin ve sabırlı olun. Sorunu çözebileceğinize dair umudunuzu ve inancınızı kaybetmeyin.

* Okula gitme zamanı yaklaştığında çocuğun huzursuzlanacağına ilişkin ailenin yaşadığı kaygı kontrol edilmelidir. Çocuk ailenin bu kaygısını farklı yorumlayarak kendi kaygısını tetikleyebilir. Her gün sıradan bir günmüş gibi yaşanmalı, okul gündem konusu haline gelmemelidir.

* Çocukla korkusunu ve nedenlerini konuşmak onu anlamak ve bunu ona hissettirmek, motivasyonunu arttıracak sohbetler yapmak rahatlatıcı olacaktır.

* Çocuğun okul dışında farklı sosyal ortamlarda okul arkadaşlarıyla ilişki içinde olması güven ilişkisi kurma açısından çocuğa daha iyi hissettirebilir.

* Öğretmeni konuyla ilgili bilgilendirmek ve ailenin tutumlarıyla paralel bir tutum sergilemesi konusunda işbirliği yapması çok büyük önem taşımaktadır. Kabul edici, güven veren ve yumuşak bir öğretmen tutumu durumun aşılmasında güçlü bir kolaylaştırıcı etmen olacaktır.

* Kaygısının kaynağına ulaşmaya çalışın; sizden ayrılmak mı, arkadaşlık kuramamak mı, yetersiz hissetmek mi, öğretmene güvenememek mi, okul yemekleri mi vs gibi çok çeşitli kaygılar fobinin temelini oluşturabilir.

* Güne direkt okul hazırlığı yapacak şekilde uyanmayın. Biraz daha erken kalkıp sevdiği bir oyun oynayarak güne başlangıcı güzelleştirin.

* Çocuğun okula gitmesi konusunda ailenin tüm bireyleri olarak kararlı ve net olun. Aile büyüklerinden gelen en ufak bir tereddüt fobiyi tetikleyen bir uyarıcı niteliği taşır.

* Konuyla ilgili danışacağınız bir profesyonel size durumu bütün yönleriyle yönetmeniz adına yardımcı olacaktır.

İPEK ŞENİZ ÜSTÜN
Psikolog

Zuhuratbaba Mah. Yüce Tarla Cd. Sutünlu Konak 41/5     Bakırköy / İstanbul     Tel: 0212 216 32 30